DAMLA SAVAŞ
Adı: Damla Savaş
Doğum Tarihi: 26.11.2001
Yer: İstanbul, Çağıner Hastanesi
Anne:Bahar
Baba:Erhan
Doğum Bilgileri: Normal Doğum , 3100 gr, 50 cm
Doğumu gerçekleştiren: Yasemin Yakut
Eşim ve ben 1998 yılı temmuz ayında evlendik. Ben bilgisayar mühendisiyim ve 2001 yılı Nisan ayına kadar özel bir şirkette çalışıyordum. Nisan ayı başında iş değiştirmek için işimden ayrıldım. Fakat büyük bir sürprizin bizi beklediğini tabii ki henüz bilmiyordum. İşten ayrıldıktan 3 gün sonra evde bir test yaptım ve hamile olduğumu öğrendim. 3 yıllık evliydik ve elbette ki bir bebek sahibi olmayı çok istiyorduk, ama tabii ki bunun işten ayrıldığım sıra olması tamamen plansız bir şeydi. Akşamı zor ettim ve akşam bu şaşırtıcı ve sevindirici haberi eşime verdim...Her ne kadar zamanlaması biraz plansız da olsa ikimiz de çok mutluyduk. Ama bu mutlu haberi paylaşmak için kesinleşmesini beklemeye karar verdik. Ertesi gün doktora gittim ve hamile olduğum kesinleşti.
Ve bundan sonra sıra bu müjdeli haberin paylaşılmasına gelmişti. Hemen anneaneler , babaanneler ve tüm arkadaşlar arandı. Herkes en az bizim kadar heyecanlıydı çünkü bu bebiş ailelerdeki ilk torun olacaktı ve arkadaş çevremizde de ilk bebekti.
Hamilelik günleri.... Hamileliğim ile ilgili tek bir kötü anım bile yok. Tüm hamileliğimi evde dinlenerek geçirdim ve hiçbir hamilelik sıkıntısı yaşamadım. Ne bir bulantı, ne de mide yanması.. İlk günlerden itibaren sevgili bebeğimin beni hiç üzmeyeceği belli olmuştu.
Ve hamileliğimin en heyecanlı anlarından birisi. Bebeğimizin cinsiyetini öğreneceğimiz gün gelmişti. Elbette ki bu çok önemli değildi ama yine de merak işte. Doktorumuz bebeğin kız olabileceğini söyledi ama kesin olmadığını da belirtti. Ama biz hemen biz kızımız olacağını benimsedik Çünkü ben kendimi bildim bileli kız bebeklere bayılmışımdır, ve en azından ilk bebeğimin kız olmasını çok istiyordum.
Artık bir kızımız olacağına göre bir de isim seçmek gerekiyordu. Onu kızım diye sevmek de güzeldi ama adıyla seslenmek istiyordum. Sonuçta uzun kararsızlıklar sonucunda yaklaşık 6 aylık hamileyken kızımızın adının Damla olmasına karar verdik. Ve büyük bir heyecanla minik Damla’mızı beklemeye devam ettik. Sürekli kontrole gidiyorduk ve herşey yolundaydı. 6. aydan sonra Damla için hazırlıklar başladı, bebek odası, kıyafetleri, arabası ve daha bir dolu şey. Artık alışveriş merkezlerinin sadece bebek mağazalarını geziyordum, ve sürekli Damla için alacak birşeyler buluyordum. Ve tabii sadece ben bu durumda değildim. Anneannesi, babannesi, arkadaşlarımız, herkes aynı heyecanı paylaşıyordu. 9 ay bu şekilde mutlu sağlıklı ve sorunsuz olarak geçti. Artık doğum tarihi çok yaklaşmıştı ve heyecanım giderek artıyordu.
Ayça (En yakın arkadaşım ve yurtdışında yaşıyor) doğumda yanımda olmayı çok istiyordu ama ben normal doğum yapmak istiyordum ve onun gelişini Damla’nın doğum tarihine denk getirmesi çok zor olacaktı. Beklenen doğum tarihi 9 Aralık idi, ama doktor 10 gün önce ve ya 10 gün sonra olabilir demişti. Biz de Ayça’nın 23 Kasım’da gelmesini kararlaştırdık. Ama eğer bebek 9 Aralık da doğarsa ya da geç kalırsa Ayça bebeği göremeyecekti. Ayça geldi ama sürekli bebeğin biran önce doğması için dua ediyordu. 24 Kasım’da son kontrole gittik. Doktor doğum yakın ama 1 haftadan önce olmaz dedi. Ben de artık biran önce kızımı kucağıma almak istiyordum ama beklemekten başka yapacak birşey yoktu. Ertesi gün (25 Kasım 2001) çok az bir kanama oldu bunun bir doğum belirtisi olabileceğini biliyordum. Hemen doktorumu aradım. Akşama kadar beklememi söyledi. Sancı başlarsa hastaneye gidecektik, başlamazsa bekleyecektik. Sancı başlamadı.
Pazartesi günü saat 15:00 gibi tekrar çok az bir kanamam oldu. Yine hemen doktoru aradım. Sancım olmadığını duyunca akşam 21:00 de hastaneye gel kontrol edelim dedi. Bir gün önce de aynı şey olduğu için ben çok da fazla heyecanlanmadım. Ayça, Erhan ve ben alışverişe gittik. Bu arada saat 16:00 gibi sancılar başladı ama çok hafif mide krampları şeklinde idi ve çok seyrekti. Ama bir yandan geziyorduk bir yandan da gözümüz saatte idi. Sancılar giderek sıklaşıyordu, saat 20:00 gibi eve döndük. Hastane çantam zaten arabadaydı. Son hazırlıkları yaptık ve hastaneye gittik.
Doktor ilk muayenede doğumun başlamış olduğunu söyledi ama benim sancılarım hala çok fazla değildi. Bu arada bütün arkadaşlarımız hastaneye geldiler. Küçücük bir odada ben dahil tam 9 kişiydik. Saat 22:30 gibi sancılar artmaya başladı. Doktor Erhan hariç herkesi odadan çıkardı. Sancılar giderek şiddetleniyordu. 11:50 gibi beni doğumhaneye indirdiler. Ve tabi bu arada arkadaş ordusu da doğumhanenin kapısında bekliyor. Yaklaşık 10 dakika içerisinde küçük bir çığlıkla minik kızım dünyaya geldi. O kadar tatlıydı ki onu ilk gördüğüm anı asla unutamam. Minicikti, vücudu yağlı yağlıydı ve şişti, ve en önemlisi sağlıklıydı. Çok şekerdi. Bunları yaşamak tüm sancılara ve acılara değerdi normal doğum yaptığıma asla pişman olmadım çünkü sezeryan ile bunları yaşayamayacaktım ve kızımın ilk anlarını paylaşamayacaktım. Ama bu çok kısa sürdü çünkü kızmı hemen bakım için bebek odasına götürdüler ama benim daha doğumhanede kalmam gerekiyordu. Doğum beklediğimden çok daha kolay olmuştu ve bebeğim sağlıklıydı ama bu son dakikalar geçmek bilmiyordu...herkes dışarıda onu seyrederken ben ne yazık ki beklemek zorundaydım. Bundan sonrasını bebeğimin ilk yıkanışını ve diğerlerini Erhan’ın ve arkadaşlarımızın kameralarından izleyebildim.
Odama gittim ve kızımı getirdiler. Onu gördüğümde içim bir hoş oldu. Bu duyguları anlatmak ne kadar zor.. kucağıma aldım o kadar minik, çaresiz ve güzeldi ki... gözyaşlarımı tutamadım. Tam 9 aydır onu bekliyorduk ve şimdi o bizimleydi. Sağlıklıydı... Daha ne isteyebilirdik ki...
İşte Damla’nın doğum hikayesi de böyle. Damla tıpkı hamileliğimde olduğu gibi doğduktan sonra da bizi hiç üzmedi. Çok uslu, sakin, gazsız, akıllı bir bebek oldu. Ben bunları yazarken Damla 10 aylık. Hala çok uslu ve şeker. Yürümeye başladı, ortalıklarda gezinip duruyor....
Canım kızım, Seni çok ama çok seviyorum. Benim ve babanın hayatı artık senin varlığınla anlamlı. Hep yanımızda ol....Sağlıklı ol...Hep iyi ve mutlu ol...
