Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

 

 

Zubeyde

 

Merhabalar, biz eşimle 1994 yılı Mayıs ayının herhangi bir günü tanıştık. Daha doğrusu karşılaştık. Serhat (yani eşim) bir torbanin içinde yıkadığı erikleri hatur hutur yemekteydi , yaklaşık 7-8 kişiyiz. Herkese erik ikram ettiği halde beni es geçti. Bende odadan çıkarken "siz bana erik vermediniz ama ben alıyorum" deyip torbaya daldırdım elimi. Şaşkın bakışlarla arkamdan bakakaldı. Daha sonra aradan 1-2 ay geçti aynı işyerinde olmamıza rağmen karşılaşmadık ( aynı işyerinde olduğumuzu ben aylar sonra öğrenecektim). Daha sonra karşılaştığımızda ise birbirimize selam verip geçtik. Bir gün servis şoförü "servise yeni bir arkadaş geldi" dedi. O ne , işte bana erik vermeyen zat-ı şahane. Servise bindiğinde hayatının ikinci hatasını yapmış oldu, direkt benim yanıma oturdu ve bir daha kalkamadı. Birinci hatası mı? Bana erik vermemişti. İşte böylece yasak meyvesi erik olan bir beraberlik başladı... 1996 yılının 29 Ağustos günü evlendik. Çok güzel, dolu dolu geçen bir 4 yıldan sonra benim bebek krizim geldi. Devamlı hadi hadi yapmaya başladım ama Serhat hiç de bebek istiyor gibi görünmüyordu. Tabii ki bunun ekonomik ve sosyal boyutunu düşünüyordu sevgili kocam. Ben de aşırı ısrarcı değildim. Çünkü bir yerde ona hak veriyordum. En sonunda birden bu bebek işinin olabileceği konusunda sinyaller gelmeye başlamıştı. Hala ekonomik olarak iyi değildik. Ama ikimizin de yaşı epeyce ilerlemişti. Hem bizim çocuğumuzla yapacağımız o kadar çok şey vardı ki. Beraber kampa gidecektik, dağa tırmanacaktık, bisiklete binecektik. Bunları da bir an önce çocuğumuzla yapmak istiyorduk. Ve beklenen oldu Mart 2002 tarihinde hamile kaldım. Biz bunu öğrendigimizde bebişimiz 6 haftalık olmuştu. Bu arada koştura koştura geçirilmiş bir İstanbul Film Festivali' de bitmişti. İlk 3 ay hiçbir şey hissedemiyordum. Yani bu bebeği taşımak öyle çok da özel bir duygu gibi gelmiyordu. Ama karnım biraz büyüyüp, tekmeleri hissetmeye başladığımızda muhteşem bir duygu olduğunu anladım. Serhat da çok daha farklı bir tutum içine girdi. Sanki doğuracak olan oymuş gibi benim yemeğim, yürüyüşüm gibi konularla ilgilenmeye başladı. Şu an 29 haftamız doldu. Serhat da en az benim kadar hamile ( sadece göbişi değişmedi). Herşey yolunda giderse Aralık sonu gibi bebeğimizi kucağımıza alacağız. Bu arada bir kızımız olacak ve henüz adını bulamadık. Biz ona "Bebiş" diyoruz. Doğdugunda isim koymayı düşünüyoruz. Umarım size doğum hikayemi de yazabilirim. Bizim hikayemiz şimdilik bu kadar. Sevgiyle, Zübeyde